Fiji adaları, Pasifik Okyanus’unun güneyinde yer alıyor. Birbirinden güzel lezzetler, Fiji mutfağında yer alıyor. Gelin birlikte inceleyelim…

 Parlak kumsalı, güneşi ve denizi ile büyüleyen bir yer olan Fiji, tam bir Güney Afrika vahasıdır. 300’e yakın küçük adaya sahip olan Fiji’de mutlaka ruhunuza hitap eden bir bölge ve yemekler bulabilirsiniz. Fiji’nin en etkileyici köylerinden olan ve kültürel bir miras sayılan Navala, sazlıklardan çatılar, bambudan duvarlar ve çalılıklardan ipler yapılarak bir yerleşim yerine dönüştürülmüştür. Burada pişen yemekler ise, kamp ateşinde yapılıyor. Köylüler kendi ekip biçtikleri ve topladıkları ürünleri tüketiyorlar.

 Fiji mutfağı denildiğinde aslında akla ilk gelen şey “Lovo” isimli ocaklardır. Bu ocaklar üzerinde sıcak taşlar kullanılıyor ve yemekler burada pişiriliyor. Ülkenin ne kadar çeşitli bir mutfak kültürüne sahip olduğunu görmemek mümkün değil.

 Üzerinde hindistancevizi yağı bulunan, Kokodaisimli yiyecek bir çiğ balık salatasıdır. Denize kıyısı olan Fiji, mutfak kültürü içerisine de deniz  mahsulleri ve balığı oldukça fazla katan bir değere sahiptir. Köri kullanılarak hazırlanan Hint yemekleri de Fiji’de sıklıkla tüketiliyor. Bunlara Thali ismi veriliyor. Bunun dışında Palusami de mutlaka denenmesi gereken lezzetler arasında yer alıyor. Çay ve kahve tüketmeyi çok seven Fiji halkı, yaqona isimli bir bitkiden kuvvetli bir çay hazırlıyorlar.

 Kahvaltılarında ev yapımı çörekler tüketilen Fiji, bir tür gözleme çeşidi olan roti ve en sevilen ekmeklerden olan topoi lezzetlerine de sofrada yer veriyor.

 Kahvaltılarda tüketilen ekmek yanında mutlaka şarküteri ürünleri ya da tereyağı kullanılıyor. Öğlen menülerinde ise tropik bir bitki sayılan taro bitkisinin yapraklarını taze balık suyu ile kaynatıp çorba hazırlıyorlar. Akşam yemeklerinde, sebze ya da patatesler etlerle birlikte tüketiliyor. Kahve tüketimini seven bir kültüre sahip olan Fiji’de, çalışkan karıncalar kahve ekiyor. Fiji’nin sevilen tropikal ikliminde yaşamını sürdüren karıncalar, dışarıdan topladıkları besinlerle yeterli kalmıyor, aynı zamanda kendi besinlerini kendileri yetiştiriyor. “PhildrisNagasau” ismi verilen bu karınca türleri, kahve tohumunu toprağın altına götürüyor, ona haftalar boyunca gübre veriyor ve kahvenin taze bitkisine yerleşiyor.

 Karıncaların kahve tohumunu büyüttüğünü araştıran araştırmacılar, tropikal bölgede yaşayan karıncaların, farklı türlerde kahve bitkisi ektiğini ve hem kahvenin hem de karınca cinsinin milyonlarca yıl önce türediğini ortaya çıkarmışlardır.

Tags:

ads
  • Farklılıkları görebilen, yepyeni deneyimleri arayan, dünya mutfak kültürlerini ve arkasındaki insanları merak edenleri bir araya getiriyoruz. Özel tarifler, gurme yemekler, dünya mutfak kültürleri, röportajlar, yeme-içme trendleri ve sağlıklı yemekler...

  • Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • adınız *

  • email *

  • website *

Bunları da kaçırmak istemezsiniz

El Salvador’da Kahvenin Tarihi

El Salvador, küçük bir ülke olmasına rağmen, pek çok insana ev sahipliği yapıyor. Eskiden ...

Simidin 600 Yıllık Tarihi

Simit Türk yemek kültüründe her şehir için farklı anlamlar ifade eden ve beraberinde değişik ...

New York Sokak Yemekleri

New York 170 farklı dilin konuşulduğu ve bu şehirde yaşayan her 3 kişiden 1 ...

Ermeni Mutfağında Meze Çeşitleri

Ermeni mutfağının tüm detaylarını sofralara taşıyan Ermeni meze çeşitleri, pek çok farklı isimle anılıyor. ...

Budizm’de Yemek Kültürü

Dünya üzerinde milyonlarca kişinin benimsediği Budizm, ilk olarak Hindistan’da ortaya çıkmıştır. Yemek kültürleri de ...

Avrupa’dan Amerika’ya Humusun Yolculuğu

Yöresel lezzetlerde de ayrı bir yeri olan humusun, tüketilirken ülkelere göre farklılık gösterdiğini biliyor ...