Diyet Türleri Nelerdir?

” Sayısız miktarda diyet türleri var. İçerikleri ve uygulanış şekilleri birbirlerinden az veya çok farklılıklar göstermektedir. Ancak son dönemlerde Nutrigenetik (beslenme genetiği) ve nutrigenomik (genetik beslenme) yöntemleri gelişmeye başladı.”Yrd. Doç. Dr. Mehmet Görgülü ile diyet hakkında merak edilen tüm soruların cevaplarını bulabilirsiniz. 

 1. Diyet türleri nelerdir? DNA’ya göre diyet yapılabilir mi?Sayısız miktarda diyet türleri var. İçerikleri ve uygulanış şekilleri birbirlerinden az veya çok farklılıklar göstermektedir. Ancak son dönemlerde Nutrigenetik (beslenme genetiği) ve nutrigenomik (genetik beslenme) yöntemleri gelişmeye başladı. Burada temel amaç bireyin genetik özelliklerine göre diyet uygulanmasıdır. Hepimizin genetik yapıları birbirinden farklıdır. Saçlarımızın rengi ve şekillerinin, göz rengimizin, kişilik özelliklerimizin birbirinden farklı olması genler sayesindedir. Genler besinlere karşı, vücudumuzun farlı cevaplar vermesine de neden olmaktadırlar. Bu farklılık diyette de kendini göstermeye başladı. Alınan besin maddelerine her insanın vücudu aynı tepkiyi göstermez. Bu durum bize aynı diyetle bazılarının ideal şekilde zayıflarken, bazılarının neden zayıflayamadığını açıklar. Aynı şekilde benzer beslenme modeline sahip olanların bir kısmı şişmanlarken, diğerleri şişmanlamamaktadır. Bu farklı cevabın nedeni de genlerimizdir. Metabolizmamızın hızlı veya yavaş olması da genlerimizle bağlantılıdır.Tüm bu bulgular ve genetik biliminin hızlı gelişmesi, genetik yapıya göre diyet kavramının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Artık diyet uygulamalarında bireye bazı genetik testler yapılmakta ve çıkan sonuca göre diyet uygulanmaktadır. Ayrıca genetik analizlerle kişide görülme ihtimali olan bazı hastalıklar önceden saptanmakta ve bireyin beslenmesinin yanı sıra nasıl bir hayat sürmesi gerektiği konusunda da daha doğru tavsiyelerde bulunmanın da önü açılmıştır. İlerleyen zamanlarda diyet uygulamalarında genetik yapıya göre beslenme ve diyet uygulanan tek yöntem haline gelecektir.

 2. Doymuş yağ nedir? Diyet yapanların tüketmesi gereken doymuş yağ oranı ne olmalıdır?Sağlıklı beslenmede en tartışılan besin maddelerinden biri de yağlardır. Özellikle doymuş yağların kötü bir ünü var. Bilinen en önemli yanlış ise yağların tamamen zararlı olduğu konusudur. Vücudumuzun yağlara ihtiyacı vardır. Yağlar vücudumuzda birçok işlevde kullanılan önemli besin maddesidir. Dolayısıyla yağ düşmanlığı yapmak doğru bir yaklaşım değildir. Burada önemli olan yağ türlerinin ne olduğu ve bizlerin bu türlerle ne oranda beslenmemiz gerektiğidir. Yağlar genel olarak iki gurupta değerlendirilmektedir. Doymuş yağlar ve doymamış yağlar. Hidrojen bakımından zengin olan Doğmuş Yağ Asitleri, karbon atomları arasında çift bağ bulunmayan yağ asitleridir. Doymuş yağ içeren ürünleri aşağıdaki gibi söyleyebiliriz;

  • Tam yağlı sütten elde edilmiş ürünler (Tereyağı gibi),
  • Koyun eti (İç Yağ – Kuyruk yağı),
  • Dana eti (İç Yağ),
  • Tavuk, hindi derisi,
  • Palmiye yağı,
  • Hindistan cevizi yağı

Doymuş yağ asitlerinin daha çok hayvansal ürünlerde bulunur ve genel olarak katı veya yarı katılardır. Doymamış yağ asitlerinin fazla bulunduğu gıdalar, bitkisel ürünlerdir.  Doymamış yağ asitleri aslında sıvı halde bulunmaktadır. Ayçiçek yağı, mısır yağı, kanola yağı gibi yağlar doymamış yağ asitleri içeren yağlardır. Sağlıklı bir diyet için katı yağlar, zeytinyağı ve diğer bitkisel yağlar dengeli bir şekilde alınmalıdır. Doymuş yağların, alınan toplam yağ miktarının %10 altında olması gereklidir. Doymuş yağların gereğinden fazla tüketilmesi kalp ve damar hastalıklarını olumsuz yönde etkiler.  Doymuş yağ asitleri obezite, insülin direnci, tip2 diyabet gibi hastalıkların oluşumunda da etkilidir. Yapılan çalışmalarda, doymuş yağ asitlerinin fazla miktarda alınması kanser riskini arttırdığı gösterilmiştir. Dolayısıyla sadece hasta bireylerin değil, sağlıklı bireylerin de doymuş yağ tüketimini azaltması gerekmektedir. Kısacası doymuş yağ asitleri genelde hayvansal ürünlerde bulunmaktadır. Özellikle kalp ve damar hastalıklarının oluşumuna etkisi olan doymuş yağ içeren ürünlerin, sağlıklı bir yaşam sürmek için gereğinden fazla alınmamasına dikkat edilmelidir. 

 3. Canan Karatay, diyet listesinde mutlaka yumurta bulunması gerektiğini söylüyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?Burada yine evrimsel geçmişimize bakmak gerekiyor. Atalarımız milyonlarca yıl avcı ve toplayıcıydılar. Bu süreçte elde edebildikleri meyve, sebze, yumurta ve et ürünlerinden besleniyorlardı. Ancak her gün için besin bulmaları mümkün değildi. Bazı günler yeterince besin bulurlarken, bazı günler aç kalıyorlardı. Hatta kıtlık dönemlerinde daha da zor durumda kalıyorlardı. Bu durum beyinde değişimlere yol açtı. Beyin aç kalma ihtimalinin yüksek olmasından dolayı bulduğu besin maddelerinin mümkün olduğu kadar çok tüketilmesine koşullanmıştır. Böylece örneğin yumurta bulduklarında tüm yumurtaları yeme eğilimi gösterdiler. O zaman kolesterol, lipit kavramları yoktu. Kimse de onları yedikleri besinlerden dolayı eleştirmiyordu ve onlar da kaç yumurta bulmuşlarsa hepsini yiyorlardı. Bu da vücudumuzun yumurtalara karşı daha uyumlu olmasına neden oldu. Dolayısıyla eski tıp eğitiminde verilen, haftada iki, üç yumurta yiyin kavramından doğru olarak bol yumurta yiyin dönemine geçildi. Evet diyet listesinde yumurta bulunmasında sakınca olmadığı gibi, vücudumuzun ihtiyacı olan bazı maddeleri içerdiğinden dolayı diyet listelerinde ve sofralarda yumurta bulunması bir zorunluluktur.

4. Mide ameliyatı ya da kulaktan duyma bilgiler ile yapılan diyet faydalı mıdır? En iyi diyet yapma yöntemi sizce nedir?İnsanlar hızla kilo vermek istemektedirler. Klasik diyet programları ile hızlı kilo vermek mümkün değildir. Özellikle morbid obezite dediğimiz aşırı kilolu durumlarda, diyetler pek yararlı olmamaktadır. Son yıllarda obezite cerrahisinde mide küçültme, tüp mide gibi ameliyatlar popüler olmuştur. Böylece daha hızlı kilo vermek mümkün hale gelmiştir. Özellikle aşırı kilolularda ciddi sağlık problemleri vardır. Bu insanların kilolarından bir an önce kurtulmaları gerekmektedir. Aksi taktirde hayatı tehdit eden sağlık problemleri ile karşılaşmaları çok yüksek bir olasılıktır. İşte bu durumda obezite cerrahisinde uygulanan mide ameliyatları, bu kişilerde hızlı kilo vermenin yöntemi haline gelmiştir.  Çok fazla geçmişi olmayan bu ameliyatların uzun süreli sonuçları hakkında bilgilerimiz henüz tam olarak yoktur. Örneğin 15-20 yıl sonra nasıl bir durumla karşılaşılacağı tam bilinmemektedir. Ancak aşırı kilonun sakıncaları düşünüldüğünde, bu ameliyatların kaçınılmaz olduğu da bir gerçektir. Şu ana kadar elde edilen bilgi ve deneyimlere göre morbid obezlerde mide ameliyatları en doğru ve hızlı çözüm gibi görünmektedir. Kulaktan duyma diyetler kesinlikle uygulanmaması gereken diyetlerdir. Hatta bunlara diyet bile denemez. Çünkü diyet uygulamalarında kişinin kan değerleri, psikolojik yapısı, genetik yapısı gibi birçok parametreler değerlendirilerek diyet programları oluşturulmaktadır. Herkese aynı diyetin uygulanması doğru değildir. Her kişi ayrı ayrı klinik olarak değerlendirildikten sonra, kişiye özle diyet programının başlatılması gerekir. Dolayısıyla en iyi diyet programı uzmanların klinik değerlendirmesinden sonra uygulanacak olan diyet programıdır.

5. Hem stres azaltabilecek hem de kilo verdirecek besinler nelerdir?Tüm canlılar gibi insanoğlu da hayatta kalmak için beslenmek zorundadır. Bu da beslenmeyi keyif veren bir eylem yapar. Yani beslenmek başlı başına keyif verici bir eylemdir. Bazı yiyecekler ise bu keyfi daha da arttırırlar. Süt stresli veya kaygılı ruh halini ortadan kaldıran bir etki yapabilir. Ancak az yağlı süt tercih edilmelidir. Sütün içerisine tahıl gevreğinin yanında bir avuç fındık, çilek, kiraz gibi meyveler konarak daha da sağlıklı ve stres azaltan bir besin haline getirmek mümkündür.

  • Yağlı balık: Omega-3 içeriği zengin olan somon, ton balığı gibi yağlı balıklar stresi azaltabiliyor.

  • Yulaf unu: Karbonhidratlar beyinde serotonin hormonu salgılanmasını başlatarak ruh halini iyileştirir. Fazla lifli olan tahılların sindirilmesi daha uzun sürer ve böylece yavaş hızda serotonin hormonu salgılanır. Kahvaltıda alınan ılık yulaf unu tüm gün sakin kalmanızı sağlar.

  • Çay: Çay da iyi bir sakinleştiricidir. Siyah ve yeşil çay türleri sakinleşmeye, gevşemeye etki edebilir.

  • Narenciye: Bol miktarda C vitamini, stresten kurtulmada yardımcı olabilir. Yine C vitamini takviyesi alanlarda kan basıncının ve kortizol seviyesinin daha hızlı düştüğü saptanmıştır. Bu nedenle stresli olduğunuz zaman narenciye ürünleri ya da C vitamini içeren başka bir yiyecek tüketildiğinde stresten uzaklaşmak ve böylece kan basıncını düşürmek mümkün olabilir.

  • Yeşil yapraklı sebzeler: Ispanak ve pazı gibi sebzelerde bulunan magnezyum kasların gevşemesine ve sakinleşmeye yardımcı olabilir.

  • Bitter çikolata: Düzenli olarak çikolata tüketmek, kandaki stres hormonunu (kortizol) düşürmektedir. Bitter çikolata dopamin ve endorfin (bizi mutlu eden maddeler) desteği sağlar. Bitter çikolata, aynı zamanda vücudu gevşetme, rahatlatma özelliği bulunan antioksidanları da içermektedir.

  • Çorbalar: Zeytinyağıyla hazırlanmış sebze çorbası da buna örnek olarak gösterilebilir. Çünkü, karışık sebzelerle hazırlanmış çorbalar ruhsal ve bedensel sağlığa iyi gelir. Soğan, havuç, sarımsak, havuç, kereviz, kabak, soya fasulyesi ve zeytinyağı ile hazırlanmış sebze çorbası stres azaltmada iyi bir alternatif olabilir.

Bu listeyi daha çoğaltmak mümkündür. Stres azaltmak için besleneyim derken sağlıksız ürünlerle beslenmemek, kararında beslenmek gerekir, kilo almaya karşı dikkatli olunmalıdır. Yrd. Doç. Dr. Mehmet Görgülü ile iletişim için mail adresinden yazabilirsiniz.  E-mail : mgorgulu27@yahoo.com

ads
  • Farklılıkları görebilen, yepyeni deneyimleri arayan, dünya mutfak kültürlerini ve arkasındaki insanları merak edenleri bir araya getiriyoruz. Özel tarifler, gurme yemekler, dünya mutfak kültürleri, röportajlar, yeme-içme trendleri ve sağlıklı yemekler...

  • Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • adınız *

  • email *

  • website *

Bunları da kaçırmak istemezsiniz

Şef Deniz Ahmet Köse İle Keyifli Sohbet

Mutfak kültürüne tutku ile bağlı olan Şef Deniz Ahmet Köse, gastronomi ve mutfak sanatları ...

Okay Temiz ile Ritim ve Yemek

1939 yılında İstanbul’da doğan Okay Temiz, müzik alanındaki ilk eğitimini annesinden aldı. Daha sonra ...

Kanseri Önleyen Besinler

Tüm dünyada kansere yakalanma oranları her geçen gün daha fazla artıyor. Yaşadığımız çağın doğallıktan ...

Siyah Pirincin Faydaları Nelerdir?

Siyah pirincin bilinmeyen faydaları: Bol magnezyum: İçeriğinde magnezyum özelliği ile kemik, kalp ve sinir ...

Ramazan Ayında Sağlığımızı Korumak İçin 5 Faydalı Öneri

Ramazan ayının sıcak yaz günlerine denk gelmesi nedeniyle oruç tutan kişilerin sağlığına biraz daha ...

Kişnişin Bilinmeyen Faydaları

Kişniş, maydanozu andıran ve tohumu baharat olarak kullanılan bir bitkidir. Kişnişin tohumları ile hem ...