Kuzeyde Tarihi Bir Kent Sinop

Tarihi, yeşili, maviyi bir arada harmanlayan ve ülkemizin en kuzey noktası olan Sinop’u, Mutfak Gurmesi ekibi olarak keşfetmek için yola çıktık. Eşsiz bir doğaya sahip bir liman kenti olan Sinop’un merkezinde gözümüze ilk takılanlar, heybetli duruşuyla Sinop Kalesi, Karadeniz’in koyu mavi suları ve maviye eşlik eden yeşil tonlar oluyor.

Sinop Kalesi M.Ö 7. Yüzyılda göçmenler tarafından dış tehditlere karşı şehri korumak için inşa edilmiş. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesine konu olan kale, geçici olarak UNESCO Dünya Miras Listesinde de yer almış bir yapı. Bizans, Roma ve Selçuklu dönemlerinde tadilatlar geçiren kale, muhteşem manzarası ve taşıdığı yüzlerce yıllık tarihi izlerle gerçekten büyüleyici bir atmosfere sahip. Sinop’u panaromik bir manzara ile izlemek ve kentin eşsiz güzelliğine bakmak için Sinop Kalesi’ni mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Sinop şehir merkezinde ikinci durağımız ise; Tarihi Sinop Cezaevi oluyor. Etrafı denizle çevrili ve kale duvarları içinde yer alan bu yapı, ilk olarak kale, daha sonra ise tershane olarak kullanılmış. Sonrasında Cezaevi olarak kullanılmaya başlamış ve 1996 senesinde kapatılarak Kültür Bakanlığı’na devredilmiş. 2000 yılından bu yana müze olarak ziyarete açılan cezaevinde, Sebahattin Ali, Kerim Korcan gibi ünlü yazarlar mahkum hayatı yaşamış. Sebahattin Ali, meşhur şiiri Aldırma Gönül’ü bu soğuk duvarlar arasında yazmış. Cezaevinin 13.000 metrekarelik alanında her bir koridor, merdiven, avlu, koğuş ve hücre bugün bir müze olarak da ziyaretçilerini etkilemeyi başarıyor. Sebahattin Ali’nin şiirinde söylediği gibi “dışarıda deli dalgalar” içerde ise soğuk duvarlar, burada ceza çeken mahkumların yaşadığı acıları hissettirebiliyor.

Sinop mutfağının da tarihi güzellikleri kadar ilgi çekici olduğunu söylemeliyiz. Şehirde sebze yemekleri ve hamur işleri ön planda olsa da, Karadeniz’e kıyısı olması sebebiyle balık yemekleri de oldukça fazla. Özellikle palamut balığının çok tercih edildiği şehirde, palamut dolması, palamut pilaki, palamut lakerda gibi özel lezzetleri keşfedebilirsiniz. Yöreye özel bir çörek olan Nokul da Sinop’un en güzel lezzetleri arasında yer alıyor. Mısır çorbası, mısır tarhanası ise çorba sevenler için denenebilecek alternatifler olarak karşımıza çıkıyor.

Mantısı ile de meşhur olan Sinop’ta, çoğunlukla yarısı yoğurtlu, yarısı cevizli olarak sunulan mantıyı da kesinlikle denemenizi tavsiye ediyoruz. Ayrıca Sinop’ta kestanenin de özel bir yere sahip olduğunu söylemekte yarar var. Özellikle alışılagelmiş kestaneye göre boyut olarak daha küçük olan Sinop kestanesini de mutlaka denemelisiniz.

Sinop merkezinden çıkarak şehre 11 km uzaklıkta olan ve ülkemizin saklı cennetleri arasında yer alan Hamsilos Koyu’na gidiyoruz. Dünyada buzul aşındırması sonucu kendiliğinden oluşan tek koy olan Hamsilos, yeşil ve mavinin bir arada cenneti simgelediği muazzam bir manzaraya ve dinginliğe sahip. Doğanın bizlere sunduğu gerçek bir mucize olan bu koyu ziyaret etmek kesinlikle bir ayrıcalık diye düşünüyoruz.

Sinop’ta son olarak şehre 40 km uzaklıkta bulunan Gerze’ye gidiyoruz. Geçmişte tarihi evleri ve gül bahçeleri ile bilinen ilçe, 1950 yılında çıkan büyük bir yangın sonucu çoğunlukla ahşap yapıya sahip evlerin yanmasıyla tamamen farklı bir görüntüye bürünmüş. Yangın sonrası yanan evlerin yerine 2 katlı ve bahçeli evler yapılmış. Söz konusu yangın nedeniyle pek fazla tarihi yapıya rastlamak mümkün olmasa da, yangından kendini kurtarmayı başarmış olan Yakup Ağa Konağı ve farklı mimarisi ile Gerze Feneri gerçekten görülmeye değer yapılar. Birçoğumuzun hayallerinde kendine yer bulan küçük ve sakin bir balıkçı kasabası tarifine birebir uyan Gerze, eşsiz manzarası ve sıcakkanlı halkı ile Sinop’un görülmeye değer yerleri arasında olmayı fazlasıyla hak ediyor.

Gerze’de Sinop mutfağına ait bütün lezzetleri tadabileceğiniz gibi, ilçeye özel bir lezzet olan Nuri Dede Simidini de mutlaka denemenizi tavsiye ediyoruz. İnce ve gevrek bir yapıya sahip olan simidi, günün hemen hemen her saati sıcak olarak bulabilir ve afiyetle yiyebilirsiniz.

Sinop mutfağının onlarca güzelliği içinde yöresel lezzetler arasında en çok ön plana cevizli ve üzümlü Nokul tarifini de yerinde sizler için öğrenmeyi ihmal etmedik. Tarifine birlikte bakalım;

Malzemeler  Hamuru için;

  • 4.5 bardak un
  • 1 tatlı kaşığı maya
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • ½ bardak ılık su
  • 2,5 kahve fincanı bitkisel yağ
  • 1 bardak yoğurt
  • 1 tutam tuz

İç Harcı için;

  • 1 kahve fincanı tahin
  • 1 tatlı kaşığı gül suyu
  • 1 tatlı kaşığı toz tarçın
  • ½ tatlı kaşığı toz karanfil
  • 1 bardak çekilmiş ceviz
  • ½ bardak kuru üzüm
  • 2 yemek kaşığı toz şeker

Üzeri için;

  • 1 tane yumurta sarısı
  • 1 yemek kaşığı susam
  • 1 yemek kaşığı su

Hazırlanışı;

  1. Öncelikle unumuzu hamuru yoğurmak için kullanacağımız kaba ekleyerek üzerine bir tutam tuzu ilave edelim ve karıştıralım. Unun ortasını havuz şeklinde açarak kuru mayayı ilave delim ve üzerine birkaç yemek kaşığı ılık suyu koyarak ezelim. Daha sonra kenarlarda ki un ile üzerini örterek, mayalanması için kabın üzerini streç film ile sarıp 10 dakika bekletelim.
  2. 10 dakika sonra kabı alalım ve 3 kaşık yağı ayırarak kalan yağı ilave edelim. Yoğurt ve ılık suyu ekleyerek yumuşak bir kıvama gelene kadar hamuru yoğuralım ve üzerini tekrar kapatarak mayalanması için 40 dakika beklemeye alalım.
  3. Hamur mayalanırken iç harcı hazırlamak için ilk olarak üç kaşık yağ ile tahini bir kap içinde karıştıralım ve üzerine ılık su ilave edelim. Ayrı bir kap içinde tarçın ve karanfili karıştırdıktan sonra, yine ayrı bir kase içinde çekilmiş ceviz, kuru üzüm ve toz şekeri de karıştıralım.
  4. Mayalanan hamuru 2 parçaya bölerek bir parçasını yaklaşık 50 cm çapında olacak şekilde açalım ve üzerine ilk olarak tahinli karışımı sürelim. Ardından karanfil, tarçın karışımını ve son olarak cevizli üzüm karışımını serpiştirelim.
  5. Hamurumuzu iki taraftan çekerek gevşek bir rulo haline getirelim. Bıçak yardımıyla ortadan boyuna kesere ruloları ayıralım ve 6 eşit parçaya bölelim. Bütün hamur bitene kadar bu işlemleri tekrarlayalım.
  6. Susamı bir kaşık su ile ezerek bir kap içinde karıştıralım ve nokulların üzerine yumurta sarısını sürdükten sonra suyla karıştırılan susama batıralım.Fırın tepsisine yağlı kağıt sererek nokulları yerleştirelim.
  7. Tepsinin üzerini streç film ile sararak bu şekilde 20 dakika bekletelim ve 20 dakika sonunda önceden ısıtılmış 190 derece fırında yaklaşık 20-25 dakika pişirerek sıcak ya da soğuk olarak servis edelim.

Afiyet Olsun!

Tags:

ads
  • Yorumlar (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • adınız *

  • email *

  • website *

Bunları da kaçırmak istemezsiniz

Yemek Kültürü ile Kalbimizi Fetheden Beyrut

Yemek kültürü ile kalbimizi fetheden yerlerin başında Beyrut geliyor. Son yılların en gözde tatil ...

Texas’ta Modern Bir Şehir Houston

Amerika’nın Texas eyaletine bağlı bir şehir olan Houston, Texas’ın en büyük ülkenin ise en ...

Paskalya Bayramı Geliyor

Hristiyan dini anlayışlarına göre, İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonraki 3. Günde yeniden doğmayı ifade eden ...

Paella Paella Söyle Bana…

Paella Paella söyle bana senden çeşitlisi var mı dünyada? İspanyol Mutfağı’nın vazgeçilmez yöresel yemeklerinden olan Paella, ...

Beyoğlu’nun Asırlık Çınarı Çiçek Pasajı

Çiçek Pasajı, Beyoğlu denilince akıllara gelen ilk yer. Uzun akşamlarda sohbetin, yemeğin, efkarın ve ...

Hint Lezzetlerinin Bulunduğu Renkli Düğüne Davetlisiniz

Hindistan, çeşitli etnik grupların bir araya geldiği bir ülkedir. Bu yüzden ülkedeki düğünler farklı ...