Yrd. Doç. Dr. Mehmet Görgülü ile son haftamızda yaptığımız röportajda; inek sütünün faydaları ve reflü hastaları için doğru kahvaltı yöntemleri gibi sağlık üzerine merak edeceğiniz konuları ele aldık.   1. İnek sütü içerisinde bulunan bazı besinlerin çocuklar için zararlı olduğu söyleniyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?İnek sütünün bazı özelliklerinden dolayı özellikle 1 yaşın altındaki bebeklere verilmesi uygun değildir. Enerji içeriği bakımından inek sütünde bulunan enerjinin anne sütüne benzediğini söyleyebiliriz. Ancak protein miktarı anne sütünün üç katıdır. Yani hızlı büyüyen inek yavrusunun ihtiyaçlarını karşılar durumdadır. Anne sütündeki protein miktarı yavaş büyüyen ve hareketleri yavaş gelişen insan yavrusunun ihtiyaçlarına göre ayarlanmıştır. İnek sütü ile protein yapılan çok farklıdır. İnek sütünde yeteri miktarda A ve B vitaminleri bulunur. İnek sütünde yeterli vitamin E bulunmaz. D vitamininin ise inek sütüne eklenmesi gereklidir. Anne sütünün vitamin içeriği annenin diyetine göre de değişir.Süt ürünleri demir emilimini etkilerler. Örneğin demirin emilimi inek sütünden yüzde 5, anne sütünden ise yüzde 50 oranındadır. Yani anne sütü alan bebeklerde, demirin emilim oranı inek sütüne öre 10 kat daha fazladır.  Bu emilim yetersizliği nedeniyle inek sütlerine ekstra demir katılmalıdır. İnek sütünde tuz miktarı anne sütünün 3 katıdır. Bu da, henüz gelişmekte olan bebeklerin böbreklerini zorlar. 

2. Reflü hastaları, sabah kahvaltısında ne yemeli?Mideden yemek borusuna mide içeriğinin kaçması ile oluşan reflü, yaygın görülen bir rahatsızlıktır. Mide asidi de yemek borusuna kaçar ve yemek borusunda tahriş yapar. Bu da uzun vadede yemek borusu kanserine bile yol açabilir. Bu kişilerin sık doktor kontrolleri önelidir. Yine bu şikayeti olanların asit arttırıcı ve reflüyü kolaylaştırıcı beslenme düzeninden kaçınmaları gereklidir. Yüksek oranda içerisinde yağ bulunan yiyecekler mideyi daha geç terk eder. Yağlı yiyecekler, mide içerisinde uzun süre kalırsa, sindirilmesi için geçen zaman da uzar. Bu da daha fazla mide asidinin salgılanmasına neden olur. Dolayısıyla, yağ ve yağlı besinler, koyu çay, kahve, çikolata nane, soğan gibi besinlerin tüketimi azaltılmalıdır. Mide asidinin uyarılmaması için; asit ve karbonat içeren içecekler, acı baharatlar, turunçgiller, kızartılmış ürünler, turşu domates, alkol, çok sıcak ve çok soğuk besinler tüketilmemelidir. Öğünler sık aralıklı olmalı (2,5-3 saat gibi) bir öğünde aşırı yemek yenilmemelidir. Çünkü fazla yemek mide içi basıncını arttırır ve reflü olasılığı artar. Yemekten sonra yatılmamalı, aksine dik durulmalı hatta mümkünse biraz yürümelidir. Böylece mide içeriğinin yemek borusuna doğru geçmesi kısmen de olsa engellenmiş ve mide asidinin yemek borusunu tahriş etmesi azaltılmış olur. Reflüsü olanların doktor kontrolünde diyet uygulamaları daha sağlıklı bir yoldur. Çünkü önerilen beslenme biçimi her birey için doğru olmayabilir ve en doğrusu doktor ve diyetisyen tarafından verilen diyetleri uygulamaktır.

3. Taş fırın ekmeği ne kadar sağlıklıdır?Ekmeğin pişirilirken doğrudan ateşle temasının olmaması gereklidir. 1970’lerde odun ya da fuel oil ile çalışan direkt ısıtmalı fırınları yasaklanmıştır. Ekmeği doğrudan ateşle teması olmayan, endirekt ısıyla pişiren yeni fırınlar zorunlu kılınmıştır. Böylece, ekmeğin kanserojen madde içermesi engellenmiştir. Ancak son dönemlerde, yasak halen yürürlükte olmasına rağmen, kara fırınlarda üretilen ekmekler, doğal, sağlığa daha faydalı diye pazarlanmaya başladı. Burada şuna dikkat etmek gerekir: Ekmeğin direkt ateşle teması olmadan pişirilmesi gereklidir. Ateşle temasın olması, ekmekte kanserojen etkiye sahip maddelerin oluşumuna yol açabilir. Ayrıca ekmeğin pişirilmesinde kullanılan maddelerin de sağlığa zararlı olup olmadığı önemlidir. Dolayısıyla diret ateşle teması olmayan, sağlığa zararlı madde içermeyen ekmekler, eski model taş fırın ekmeğine göre daha sağlıklıdır. Tabii burada ekmeğin sağlığa faydalı mı yoksa zararlı mı olduğu akla gelebilir. Buna şu şekilde cevap verilebilir: Milyonlarca yıldır dünyada yaşayan atalarımız buğdayı ve dolayısıyla ekmeği tanımıyorlardı. Buğday yaklaşık 10 bin yıl önce evcilleştirildi ve besin maddesi olarak kullanılmaya başlandı. Milyonlarca yıl boyunca buğdayı tanımamış bir vücudun, birden fazla miktarda yenilmeye başlanılan buğday ürünlerine alışması beklenemez. Zaten üzerinden on bin yıl geçmesine rağmen, bazı insanlarda buğday ürünlerine karşı dayanıksızlık vardır. Örneğin çöliak hastalığı bunlardan biridir. On bin yıl önce evcilleştirilmiş hali olsa zamanla vücutlarımız uyum sağlayabilir. Ancak son yıllarda ekmeğin üretimi sırasında konulan katkı maddeleri, ekmeği daha da zararlı hale getirmiştir. Dolayısıyla zararlı olma potansiyeli yüksek olan ekmeğin, bir de direkt ısı teması ile kara fırınlarda pişirilmesi, zarar oranının daha da yükselmesine neden olmaktadır. Bu yüzden taş fırın ekmeği olarak sunulmaya çalışılan ekmeklerin yenilmesi doğru değildir.

 4. Probiyotik gıdaların faydaları nelerdir?Probiyotiklere baktığımız zaman, onların bir yaşayan mikroorganizma olduklarını görebiliriz. Bunlar yeterli miktarda olduklarında yaşadıkları vücuda yarar sağlarlar. İşte faydalı olanlara, dost mikroorganizmalar denir. Yapılan çalışmalar, bağırsaklarımızda yaşayan dost bakterilerin hastalıkların gelişmesini engellediğini ve hastalıklardan korunmayı sağladığını göstermiştir. Probiyotikler bağırsaktaki yararlı bakterileri arttırır, zararlı bakterilerin sayısını azaltır ve aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirirler. Sindirim sisteminin iyi çalışmasını sağlamanın yanında birçok kanser türüne karşı koruyucu etkileri vardır. Gelişigüzel kullanılan antibiyotikler bu yararlı mikroorganizmaları öldürürler ve zararlı mikroorganizmaların daha da çoğalmalarını sağlamış olurlar. Yani tedavi yapayım derken aslında hastalığa davet çıkarılmaktadır. O yüzden doktor tavsiyesi olmadan gelişigüzel antibiyotik kullanılmaması gereklidir.Bir de prebiyotikler vardır. Bunlar sindirilmeyen ve bağırsakta faydalı bakterilerin artmasını sağlayan yiyecek içerikleridir. Soğan, sarımsak, kuşkonmaz, pırasa, enginar, yulaf ve muz gibi çok çeşitli bitkisel yiyeceklerde bulunurlar. Bunların bazı içerikleri sindirim enzimleri tarafından parçalanmazlar. Kalın bağırsaklara kadar bütün bir halde varırlar ve orada dost mikroorganizmalar için yiyecek sağlarlar.Prebiyotiklerden zengin besin maddeleri, yer elması, sarımsak, soğan, pırasa, pancar, rezene kökü, bezelye, lahana, nohut, mercimek, barbunya, kuru fasulye, elma, muz, şeftali, karpuz, greyfurt, nar, kurutulmuş meyveler (örneğin hurma, incir), tam buğday, arpa veya çavdar ekmeği, buğday kepeği, yulaf, kaju fıstığı, şamfıstığı gibi ürünlerdir. Probiyotik destekler sıklıkla prebiyotikleri de içerirler. 5. Sabahları limonlu, ılık su içerek kilo verme fikri ne kadar doğrudur?Sabahları limonlu içerek zayıflamak tıbbi açıdan çok doğru bir beslenme çeşidi değildir. Elbette limon içeriği ve su oldukça faydalı besin maddeleridir. Ancak zayıflama da tek yönlü beslenmeden kaçınmak gerekir. Kaldı ki sabah kahvaltısı önemlidir ve iyi bir kahvaltı güne başlamak için gereklidir. Doğru bir beslenme ve diyetle birlikte limonlu su almak da vücuda faydalıdır.

6. Kahvaltıda meyve tüketmek vücuda faydalı mıdır?Kahvaltıda meyve tüketmek faydalıdır. Yine tekrarlamak gerekirse sadece meyve tüketerek, başka besin almayarak güne başlamak doğru değildir. Eğer kilo sorunu varsa, buna uygun diyet programı oluşturulmuşsa zaten verilen diyette alınması gereken meyveler hakkında da öneriler verilmiştir. Yapılacak uygun bir kahvaltının yanında meyve yemek vücuda fayda sağlar.

ads
  • Yorumlar (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • adınız *

  • email *

  • website *

Bunları da kaçırmak istemezsiniz

Pastacılar Kralı Buddy Valastro

Birbirinden çılgın ve lezzetli pastalar sever misiniz? Buddy Valastro, babasından devralmış olduğu Carlo’s Bake ...

Kilo Vermeyi Kolaylaştıran Besinler

Kilo vermenin en önemli kuralı, gün boyu tükettiğiniz yiyecek ve içeceklerden almış olduğunuz kalorinin ...

400 Kalorinin Altında Lezzetli Yemekler

Hem kalorisi az olsun hem de lezzetli bir yemek olsun birçoğumuz için en güzel ...

Mart Ayına Özel Meyve ve Sebzeler

Baharın müjdecisi Mart ayı ile birlikte doğa kendini yenilerken, bir taraftan kış sebze ve ...

Light ve Sağlıklı: Chia Puding

Sağlık verici özelliği ile tartışılmaz olan Chia tohumunun, puding tarifleri ile renklendiğini duymadınız mı? ...

Frozen Tarifleri

Meyve ve buz ikilisinin karıştırılmasıyla elde edilen frozen çeşitleri, tamamen doğal malzemelerden oluşuyor. Küp ...