İmparatorluklar Başkenti İstanbul

İstanbul, “anlatılmaz yaşanır” denebilecek, yaşadıkça anlatılacak, anlatıldıkça büyüleyecek sonu olmayan bir masal gibidir adeta… Aşk gibidir İstanbul, herkesin üzerine konuştuğu, şairlerin şiirler yazdığı, şarkıların bestelendiği şehirdir… İstanbul, en eski çağlardan günümüze, sarayları, köprüleri, kuleleri, bin bir çeşit yapısı ve doğasıyla insanı büyüleyen, içine alan ve içine girdikçe hep daha fazlasını görüp daha fazlasını keşfetmenize olanak sağlayan birikime sahiptir. Kültürel mirası ile sadece ülkemizin değil dünyanın en önemli şehirleri arasında yer alan İstanbul, Doğu ile Batı arasındaki köprüdür ve tarihin en büyük imparatorlukları olan Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentidir. Şehrin en eski yapısı, Türklerin Orta Asya’da Orhun Kitabeleri’ni diktiği dönemde inşasına başlanan Ayasofya’dır. Yapıldığı zaman kilise olarak kullanılan Ayasofya, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesi ile camiye çevrilmiş ve sonraki dönemlerde Mimar Sinan tarafından restore edilerek güçlendirilmiştir. Hazerfen Çelebi’nin tahta kanatlar ile Üsküdar’a uçtuğu Galata Kulesi de en eski tarihi yapılar arasındadır ve yine Bizans İmparatorluğu döneminde inşa edilmiştir. Osmanlı mimarisinin sahip olduğu mütevazi anlayışı daha öteye taşıyan Sultanahmet Camii, görkemli yapısı ve 6 minaresi ile gerçek bir sanat eseridir.1. Bayezid döneminden başlayarak 17. Yüzyılın sonuna kadar hüküm süren padişahların dönemleri boyunca inşası devam eden ve şehrin en görkemli yapıları arasında bulunan Topkapı Sarayı, günümüzde müze olarak ziyaretçilere açıktır. İstanbul’un yer altı da üstü kadar görkemlidir. Halk arasında Yerebatan Sarayı olarak adlandırılan ve Bizans döneminde kentin su ihtiyacını karşılamak için yaptırılan yapı, günümüzde çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmanın yanı sıra müze olarak ziyaret edilebilmektedir. Galata köprüsü, Kız Kulesi, Haydarpaşa Garı, Dolmabahçe Sarayı ve saymakla bitiremeyeceğimiz birçok güzelliğiyle her zaman keşfedilebilecek yerlerdendir.İstanbul mutfağı, hem Bizans hem de Osmanlı mutfak kültürlerinin özelliklerini taşısa da, zaman içinde bu kültürel yemeklerin çoğu unutulmuş ya da yerini yeni tatlara bırakmıştır. Ülkemizin her bölgesinden insanın göç ettiği ve hayatlarını devam ettirdiği şehir, kozmopolit yapısı ile her kültürden mutfağa ait örnekleri tadabileceğiniz yapıdadır. Şehirde, kebapçılardan lüks restoranlara, Fransız mutfağından Çin mutfağına, İtalyan mutfağından Yunan mutfağına, kısacası ülkemizden ve dünyadan her türlü lezzeti ve yemek kültürünü bir arada sunan bir yapıya sahiptir. Yine de geleneksel olarak hala değerini koruyan muhallebi tatlısı, Çengelköy salatası, İstanbul Pilavı, Kanlıca yoğurdu gibi şehre özgü tatları denemek isteyebilir ya da Eminönü’nde balık ekmek yiyerek boğazın güzelliğini sonuna kadar içinize çekebilirisiniz.   

ads
  • Yorumlar (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • adınız *

  • email *

  • website *

Bunları da kaçırmak istemezsiniz

Sushi’nin Bilinmeyen Yönleri

Japonya sushinin nasıl ortaya çıktığını merak ediyor musunuz? Dünyaca ünlü sunumları ile bilinen sushi, ...

Dünyanın En Pahalı Bifteği Japon Kobe Eti

Japonya’da yetişen hayvanlardan elde edilen Kobe eti, yetiştiği bölgedeki otun çok verimli olması sayesinde ...

Antik Mısırlıların Yemek Kültürleri

Antik Çağ’ın en büyük medeniyetlerinden olan Antik Mısır, bugünkü Mısır toprakları içerisinde yer alıyor. ...

Kuru Balığın Bilinmeyenleri

En eski balık işleme yöntemlerinden bir tanesi olan balık kurutma, farklı ülkelerde yapılabiliyor. Özellikle ...

Efsanevi Hikayesi ile Fuji Dağı

Japonya’nın başkenti Tokyo’da 3776 metrelik yüksekliği ve çoğunlukla bulutların arkasında utangaç bir görünüm sunan ...

500 Yıllık Gelenek: Keşkek

Keşkek, Türk mutfağında birçok bölgede yapılan ve hem kültürel mana da hem de lezzet ...